e-Öğrenmede İşbirliği ile Sorun Çözerek Öğrenme

Öğrencilerin mezun olduktan sonra iş yaşantısına uyum sağlayarak başarılı olabilmeleri için yüksek düzeyde düşünme becerilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Öğrenciler bir sorun ile karşılaştıklarında düşünmeye başlarlar. Kalaycı (2001), “Düşünme bir sorun ile başlar, sorunun çözümü ise birey için amaca dönüşür ve bu amaç bireyin düşünmesini yönlendirir” demektedir.

Sorun çözerek öğrenme, bundan 45 yıl önce Kuzey Amerika’da  sağlık bilimleri öğretimi sırasında kullanılmaya başlanmıştır. Bu üniversite küçük sınıflarda yalnızca teknik ve klasikleşmiş eğitim yöntemlerinden yararlanmayıp buna ek olarak öğrenci merkezli çok çeşitli eğitim yöntemleri kullanmasıyla adını duyurmuştur. Onların bu çok çeşitli eğitim veren laboratuvarları sorun (problem) tabanlı öğrenmeye önderlik etmiştir (David ve Grahame, 1998).  İlk ciddi çalışmalar 1960’lı yılların sonuna doğru Kanada’da McMaster üniversitesinin tıp fakültesinde yapılmıştır.        

 

Birçok sağlık okulu (Newcastle; Maastricht; New Mexico) 1970’lerde McMaster üniversitesini takip etmiştir. 1980’lerde sorun (problem) tabanlı öğrenme birçok profesyonel alanda gelişmiş ve kullanılmaya başlamıştır. McMaster üniversitesinin kullanmış olduğu bu eğitim yöntemini örnek alarak 1980’li yıllarda Harward Üniversitesi Hybrid(Melez) modelinin gelişmesine önderlik etmiştir. Şimdiye kadar gittikçe artan sayıda okul ve öğretim kurumu sorun tabanlı öğrenmeyi uygulamaktadır.

Sorun çözerek öğrenme, eğitime olan yaklaşımlarda gittikçe artan oranda dikkat çekmektedir. Öğrencilerin eğitim ile olan ilişkileri yükseltilir ve öğrencileri onların öğrenimleri ile ilgili olarak düşünmeleri konusunda katılıma teşvik eder (Peter, Stewart ve Graham, 2001).

İlgili alanyazında bu öğrenme yöntemi iki farklı isimde yer almaktadır. Sorun (problem) çözerek öğrenme ve sorun (problem) tabanlı öğrenme olarak tanımlamalar yapılmıştır. Eğitimciler daha çok sorun (problem) tabanlı öğrenmeyi kullanmışlardır.  Barrows ve Tambly (1980) ‘ye göre Sorun Çözerek Öğrenme; bir öğrenme yöntemidir. Bu yöntemde öğrenciler bir sorun ile karşılaştırılırlar. Sistematik olarak ilerlettirilirler,  öğrenci merkezli bir soruşturma süreci yapılır.

Sorun Çözerek Öğrenme yöntemi temel olarak, bir bilgi düşüncesi, anlamı ve konu temelli öğrenmenin daha ötesinde son derece farklı olan bir eğitimdir. Öğrencilerin sorun ile yüzleşmesini sağlayan öğretim programına olan yaklaşımdır. Sorunlar ders içerisinde öğretmen tarafından sunulmaktadır (David ve Grahame, 1998).

Kalaycı (2001) ’ya göre sorun çözme, herhangi bir sorunu çözüme ulaştırmak için belli mantıksal aralığı olan adımların bilinçli olarak izlendiği bilişsel-davranışsal bir süreç olarak tanımlanabilir.

Saban (2000) ’a göre soruna (probleme) dayalı öğrenme yapıcı öğrenme-öğretme anlayışının en önemli uygulamalarından birini oluşturur. Soruna dayalı öğrenme, öğrencileri karmaşık bir durum ya da olay ile karşı karşıya bırakır ve onlara, söz konusu olan olaya “sahiplenme” ya da olaydan “sorumlu olma” rolünü yükler. Öğrenciler, gerçek sorunu tanımlar ve araştırma yoluyla geçerli bir çözüme varmada her ne gerekli ise öğrenirler. Soruna dayalı öğrenme, bireylerin hem zihin hem de beceri yönünden etkin katılımlarını gerektiren yaşantıya dayalı bir öğrenmeyi temsil eder.

Saban (2000) ‘e göre soruna dayalı öğrenme üç temel özelliğe sahiptir. Bunlar;

·         Öğrenci gerçek yaşama ilişkin bir sorun durumu ile karşı karşıya getirilir.

·         Uygulanmakta olan öğretim programını bütüncül ve karmaşık yapılı bir sorun etrafında oluşturmasına olanak sağlar.

·         Sınıfta öğrencilerin düşünmeye yönlendirerek, öğrencilerin araştırma yapmalarını sağlar.

Harper-Marinick (2006) ’e göre sorun tabanlı öğrenme; daha karmaşık kullanımı olan bir yöntemdir ki burada “gerçek dünya sorunları” uyarıcı olarak kullanılır ve bu sorunlar bilginin temelini oluştururlar. Sorun çözerek öğrenmenin dayanak noktası öğrencilerin “bilme isteği” ve sorun çözümü ile motive olmalarıdır. Öğrenimde gerçek dünya olayları, durumları öğrenciye sunulmaktadır. Bu şekilde bilgi edinildiğinde bilginin tekrar hatırlanması ve içeriğin ve öğrenilen becerilerin uygulanması daha kolay olmaktadır (Gijselaers, 1996). Bunun da ötesinde öğrenciler sorun çözümü ile ilgilendiğinde onların eleştirel düşünme güçleri ve sorun çözümü becerileri öğrenimin içeriğine ve temel becerilere uygun olarak gelişmektedir (Harper, 2006).

Deveci (2003) ‘ye göre soruna dayalı öğrenme ile geleneksel öğrenme arasındaki farklar incelendiğinde soruna dayalı öğrenmenin aşağıdaki özelliklere sahip olduğu söylenebilir:

·         Öğrenci merkezlidir,

·         Küçük gruplar halinde çalışmayı gerektirir,

·         Öğretmene düzenleyici ve rehber rolü verilir,

·         Sorunları öğrenme için uyarıcı olarak kullanır,

·         Öğrencilerin sorun çözme becerilerinin gelişmesinde bir araçtır

·         Yeni bilginin kendi kendine öğrenme yoluyla kazanılmasını sağlar

 

Sorun çözerek öğrenme, teknik eğitim ihtiyaçları düşünce olarak yaymış ve uyarlamıştır. Birçok enstitü kendi öğretim programları için melez yaklaşımları tasarlamışlar, sorun çözerek öğrenmenin elementleri ile geleneksel öğretim yaklaşımlarını karıştırmışlardır. Bununla birlikte, birçok uygulamaya rağmen, bazı elementlere problem çözerek öğrenmenin etkin ve doğru sonuç vermesi için mutlaka ihtiyaç duyulmaktadır. Bu elementler şunlardır (Marinick, 2006);

·         Bilgi öğrenci merkezlidir. Öğrenciler sürece katılma konusunda cesaretlendirilir ve sadece kendi eğitimleri ile ilgili değil grup içindeki diğer kişilerin eğitimi ile ilgili de sorumluluk verilir.

·         Öğrenim toplu çevrede meydana gelir. Öğrenciler 5-10 kişilik küçük gruplar içinde yer alırlar ve birlikte sorun çözmeye çalışırken takım çalışması becerilerini geliştirirler.

·         Öğretmenler süreci kolaylaştırma görevini üstlenirler ve “özel öğretmen” olarak isimlendirilirler. Konunun içeriği ile ilgili ders vermezler, ama öğrencilere keşfetme, araştırma, analiz etme ve raporlama süreci ile ilgili olarak rehberlik ederler.

·         Sorunlar eğitim için uyarıcı görevi görür ve sorun çözme becerilerinin geliştirilmesi için bir araç olarak kullanılır. Sorunların yalnızca bir tane doğru cevabı yoktur, öğrenciler sorunu çözme yollarını öğrenmeye çalışırlar.

Southern Illinois University School of Medicine (Marinick, 2006) ’a uygun olarak, sorun çözerek öğrenmenin amacı şöyle sıralamıştır;

·         Öğrencileri başkalarının yardımı olmadan istekli bir şekilde sorunlara meydan okuma (sorun, karmaşık görev, durum) konusunda yetiştirmek ,

·         Birbirleri ile kaynaşmış bir şekilde sebepleri etkin, kesin ve yaratıcı şekilde esnek ve kullanılır bilgi temeline göre bulmak

·         Kişilerin hayatlarındaki alışkanlıklarına uygun olarak devamlı bir süreçte eğitimin devamını sağlamak için kişinin öğrenim becerilerini etkin bir şekilde yönetmek,